Nikfer Yaşlı Bakım ve Huzurevi
 
Bakımevi

Görseller

Binamız

Hizmetler

Personel

Felsefemiz

Bilgiler

Etkinlikler

Kurum

Ulaşım

iletişim

 

Yıldırım Beyazıt Cad.
No : 77
Nikfer Beldesi
Tavas/Denizli

Tel : 0 (258) 622 59 59
Tel : 0 (258) 622 59 60
Faks : 0 (258) 622 59 56



Yaşlılık ve Demans Üzerine ...

 

Yaşlılık ve Demans (Bunama) Üzerine

 

Yaşlılık nedir?


Yaşlanmayı psikolojik ve toplumsal değişimler olarak ele alan büyük düşünür Çiçero, "Büyük işler, bedensel güç ve hızla değil, yerinde düşünceler, zekice ve hedeflere ulaşmayı kolaylaştıran davranışlarla başarılır" der. Çiçero' ya göre yaşlanma sürecini olumsuz etkileyen nedenler arasında, verimsizlik, pasiflik, fiziksel güçsüzlük, rahatsızlıklar, yaşam sevincinde azalma eğlence ya da keyiften uzaklaşma ve ölüme yaklaşma hissi vardır. Hendler'e göre de yaşlılık, zamana bağlı olarak, özellikle geriye dönüşü olmayan, organizmanın yıkımı, stresle başa çıkmada zorlanma ve ölüme yaklaşmadır. Olumsuzluk içeren yaşlılıkla ilgili bu görüşlere rağmen özelikle ülkemizde "yaş, hissettiğiniz yaştır" şeklinde, tanımı göreceli kılan deyişler de vardır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), insan ömrünün uzadığı sonucundan yola çıkarak, kronolojik yaşla ilgili, sınıflamasında; 45-59 yaşı orta yaş, 60-74 yaşı yaşlılık, 75-89 yaşı ihtiyarlık ve 90 yaş ve üzerini, ileri ihtiyarlık olarak belirlemiştir. Burada DSÖ' nün ifade ettiği yaşlılık, bedenin iç ve dış uyaranlara uygun tepki göstermede, giderek kapasitenin azalması olarak, ihtiyarlık ise tepkisel yetersizliğin ve uyum güçlüğünün daha belirli ve önemli sorunlar yaratacak seviyeye ulaşması olarak tanımlanmıştır.

 

Hayat ve yaşlanmak

Hayatın esası, vücudun fiziksel, kimyasal yapısıyla, biçim ile ilgili olarak meydana gelen ve devam eden değişmelerdir. Organizmayı meydana getiren hücreler, dokular ve organlar dinamik bir denge içindedir. Çok değişik hayat olayları bu dengeyi bozmaya çalışır. Organizma, çeşitli etkiler yüzünden bozulan düzeni yeniden eski haline getirir. Boşalan güç yeniden depolanır, yorulan kas dinlendirilir ve yorulan beyin uyku ile eski gücünü yeniden kazanır.

Bu aralıksız değişmelere rağmen vücut aynı görünüşünü sağlamaya çalışır. Dış görünüşle her zaman bozulan denge yerine gelmiş gibi görünse de dikkatle incelendiğinde organizmanın tam anlamıyla hiçbir zaman eski haline dönmediği görülür. Bu değişmelerde daima eskiyen ve yıpranan bir şeylerin olduğu ortaya çıkar.

Aslında organizma, bir an önceki durumuna hiçbir zaman dönemeyeceği değişiklikler içindedir. Hayatın başlangıç devresinde ve çocukluk yıllarında bu değişmelere gelişme, daha sonraki yıllara da yaşlanma denilir.

 

 

Yaşlanmanın yaşı

Yaşlılık, gelişmeden doğan iç etkenlerle, hastalıktan doğan dış etkenlerin meydana getirdikleri durum olarak özetlenebilir. Yaşlılığın özel bir hastalığı yoktur. Bazı hallerde kalp, akciğer, beyin veya böbrek yaşlılığın dış etkeni olabilir.

Yaşlanmanın yaşı çocukluk çağlarında başladığına göre, insan yaşının nereye kadar varacağı gibi bir soru akla gelebilir. Tıbbın gelişmesi, çeşitli hastalıklara çare bulunması, çeşitli ilâçların yardımıyla yaşlanmanın yavaşlatılması ile yaşamanın uzatılması mümkün gibi görünmektedir. Ancak buna kesin bir zaman vermek mümkün değildir. Bazı istatistikler insan ömrünün giderek uzadığını göstermektedir. Buna göre, 1850 yılında 65 yaşından yukarı olan insanların oranı yüzde 2,6 iken 1935 yılında yüzde 5,9 ‘a yükselmiştir. Bunun sonucu da tıbbın insan ömrünün uzaması üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.

 

Yaşlılara verilen hizmetler

İnsanlığın doğuşundan bu yana, yaşlılık süreci, araştırma konusudur. İlk kez 1929'da bir Rus araştırmacı, yaşlanmanın neden ve koşullarını araştırmış ve yaşla ilişkili olarak düzenli bir ilerleme gösteren, davranış değişimlerinin araştırıldığı bilim dalı olan "Gerontoloji"yi tanımlamıştır. Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) 1945 yılında Gerontoloji Derneği kurulmuştur. 1960'lı yıllarda Gerontoloji, akademik bir disiplin olarak hızla gelişmiştir.



Yaşlıya hizmet, ülkeler olarak ele alındığında;


A. Gelişmiş Ülkelerde Yaşlılara Verilen Hizmetler:

Amerika Birleşik Devletleri'nde sağlığa ayrılan bütçenin %29'u, İsviçre'de ise %60'ı, 15 yaşın üstündeki kişilere verilen hizmetlere ayrılmıştır.1900'lü yıllarda ABD'de 65 yaşın üstündeki nüfusun %60'ı çocukların yanında ikamet ederken, bu oran 1980'li yıllarda %15'e inmiştir. Tüm bu değişimler bazı sosyal tedbirlerin gelişimini beraberinde getirmiştir. Bunlar:
- Koruyucu hizmetler ve rehabilitasyon:
Toplumun, yaşlanma ve bakım hizmetleri konusunda eğitilmesini kapsar. Evde bakım, evlere yemek servisi, fizyoterapi, toplum sağlığı ve toplum ruh sağlığı hemşiresinin, uğraş ve beslenme uzmanlarının yaşlıyı evinde ziyaret ederek verdikleri destek hizmetlerdir. Bu hizmetler, sağlık merkezlerine bağlı ekipler ve gönüllü kuruluşlarca yürütülmektedir.

- Tanı ve tedavi hizmetleri:
Hastane poliklinikleri, yoğun bakım, geriatri, geropsikiyatri üniteleri ile gündüz hastaneleri bölümünde, yaşlıya verilen hizmetlerdir.

- Yaşlıların ikamet sorununa çözüm olarak kurulan huzur evleri, yaşlılar yurdu ya da yaşlı bakım evleri:
Bu kurumların finansal sorunu genelde özel kurullar, dernekler, belediye, kilise tarafından karşılanmaktadır.


B. Ülkemizde Yaşlılara Verilen Hizmetler:

Hem sosyoekonomik veriler, hem de kültürel yapı ve geleneklerimiz Türkiye'de yaşlı kişilerin bakım hizmetlerini, huzurevleri, hastaneler ya da gelişmiş ülkeler gibi bakımevleri açarak çözümlemesinin olanaksız olduğunu göstermiştir. Bu konu, son yıllarda gelişmiş ülkelerde de ekonomik sorun haline gelmiştir. Bu sorunun çözümü, yaşlı nüfusun bakımı ile ilgili olarak evde sağlık hizmetleri ya da evde bakım uygulamalarını gündeme getirmiştir. Böylesi bir yaklaşım ülkemiz için de bir çözüm olabilir. Çünkü ülkemiz nüfusunda her yüz kişiden 53'ü sosyal güvenceye sahipken, 47'sinin hiçbir sosyal güvencesi yoktur. Sosyal güvencesi olan şanslı grup, emeklilik, yaşlılık, malûllük ve sakatlık aylığı alan ya da hastane ve bakım evleri gibi hizmet alanlarından yararlananlardır.

Ülkemizde yaşlı bakımevi olarak faaliyete geçen ilk huzurevi Darülaceze, Sultan Abdülhamit tarafından 1895'de İstanbul'da kurulmuştur. Bugün Darülaceze İstanbul Belediyesi'ne bağlı olup, Döner Sermaye ile yönetilmektedir. 1993 yılı Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, ülkemizde yaşlı bakımevi olarak 74 kurum hizmet vermekte ve bu kurumlarda 11490 yatak kapasitesi bulunmaktadır.


C. Yaşlılara Hizmet Veren Kuruluşlar:

1. Devlete ait kurumlar

- Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı faaliyet gösteren huzurevleri,
-Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve P.T.T gibi diğer kamu kuruluşlarına bağlı huzurevleri

2. Yerel yönetimlere ait huzurevleri,

3. Bazı üniversitelerdeki psikiyatri üniteleri,

4. Özel, tüzel ve gönüllü kuruluşlara ait huzurevleri ve yaşlılara evde bakım hizmetleri,


D. Yaşlıların Sosyal Hizmet Kurumlarına Alınma Koşulları:

Yaşlı bireyin akıl hastalığının olmaması,

Yaşlı bireyin bulaşıcı ya da ölümcül bir hastalığının olmaması (Tüberküloz, AİDS, Kanser gibi),

Yaşlı bireyin taşınan mal varlığı veya emekli, Sosyal Sigorta, Bağ-Kur gelirinin huzurevine bağışlanması,

Eşlerden birinin ölmüş ya da hasta olması,

Çocuklar tarafından bakım görmediğinin ya da nafaka ödenmediğinin mahkeme kararı ile belirlenmiş olması,

Yaşlının bulunduğu ilde en az 5 yıl oturduğunun belgelenmiş olması,

Yaşlı bireyin doğal ihtiyaçlarını kendi kendine giderebilecek güçte olması.

Bu olanaklara karşın yaşlı insanların çoğu için huzurevi, yaşamın geriye dönüşü olmayan son istasyonu anlamında olup, bu değişmez niteliği nedeniyle reddedilir. Huzurevlerinde yapılan birçok araştırmada, bireysel özgürlük ve otokontrol mekanizmalarının azaldığı görülmüştür; bu nedenle yaşlıların çoğunluğu huzurevinde kalmayı olumsuz karşılamışlar ve çocuklarının kendisini istemediği duygusuna kapılmışlardır

Sonuç olarak, ülkemizde çekirdek ailevi yapısının gelişmesi, evin dışında çalışan kadın sayısında artış, bireylerin, yaşlı bireylerin sosyal güvencelerinin yetersizliği, yaşlıya hizmet veren organize kurum ve yetişmiş elemanların azlığı gibi nedenlerle yaşlının bakımı ve korunmasında, yaşlı ve ailesi, yalnız kalmakta ve zorlanmaktadır.

 

 

 

Demans (bunama) ve çeşitleri

Halk arasında “Bunama” olarak bilinen Demans’ın çoğu, süreğen ve ilerleyicidir. Hastalığın seyri, hastalık öncesi kişilikle yakından ilişkilidir. Demans iyice yerleştikten sonra:

* Yönelim bozukluğu görülür; bu durumda yönelim bozukluğunda; yaşlı hangi zaman ve nerede olduğunu, karşısındaki kişinin kim olduğunu bilemez. Bu bozukluk, önce zamana, sonra yere ve kişilere olur. Dikkat ve dikkati yoğunlaştırma bozulmuştur.

* Bellekte (hafıza) yaygın bozukluk vardır; unutkanlık erken görülür ve dikkat çekicidir. Yakın hatıra (anı) kaybı, uzak hatıra kaybına oranla daha fazladır. Yeni şeyler öğrenmede güçlük, en dikkati çeken belirtidir.

* Bazı vakalarda algı bozuklukları görülür; düşünce akışı yavaşlar, içeriği fakirleşir. Soyut düşünce ve yargı bozulur. Düşünce içeriğinde kötülük göreceği düşünceleri fikirleri vardır.

* Duygu durum ya da mizaç değişiklikleri; erken dönemde duygu durum değişiklikleri anksiyete, irritabilte ve depresyon şeklindedir. Demans ilerledikçe duygulanım yüzeyleşir ve görünür bir neden olmaksızın, ani değişiklikler oluşabilir.

* Davranışta meydana gelen değişiklikler; ilgi ve merakın azalması, çevrenin daralması, rijid ve alışkanlıklar (anlamsız, amaçsız ve otomatik hareketler) vardır. Hasta yetenekleri ötesinde zorlandığında ani emosyonel patlamalar görülür. Hastanın iç görüsü (hastalığı ve kendi hakkında görüş ve değerlendirme) hastalığın derecesi ve tabiatına bağlı olarak azalır. Demans'ın şiddeti arttıkça, davranış bozukluklarının şiddeti de artar. Yaşlı demanslı hastalarda, agresif tutum içeren, tedaviye, ilaca cevap vermeyen davranışlar vardır.

* Kişilik bozuklukları; bunamalarda ağır kişilik değişiklikleri olur. Eski kişilik özellikleri çok abartılmış biçimde belirebilir. Hafif kıskanç ve kuşkucu kişi, ağır paranoyak belirtiler gösterebilir. Kimi zaman da, eski kişilik özelliklerinin tersini görürüz. Temiz, titiz ve düzenli kişi; savruk ve pasaklı, durgun ve sesiz bir kişi; ileri derecede konuşkan ya da eleştirici ve huysuz olabilir. Kişilikteki değişiklikler zaman zaman seksüel ya da mağazalardan eşya çalmayı da içeren anti sosyal davranışlar şeklinde ortaya çıkabilir.

Demans ilerledikçe hastanın kendine bakımı (öz bakımı) bozulur, sosyal ilişkileri azalır, davranışı amaçsız bir hale gelir (ritüel, otomatik, anlamsız davranışlar). Sonuçta hasta kim olduğunu, nerede olduğunu ve zamanını bilemez. Anlaşılamaz, yorumlanamaz bağlantısız düşünce ve konuşma ile birlikte, hasta giderek idrar ve dışkısını tutamaz bir hale gelebilir.

Demans çeşitleri

Demans beyni etkileyen ve zedeleyen çok çeşitli nedenlere bağlı olarak üç ana başlık altında toplanabilir. Bunlar:

* Alzheimer hastalığı: Yaşlılık> öncesi ve yaşlılıkta en çok görülen beyin damarlarındaki kireçlenmeye, yani, arteriosklerotik bir sürece bağlı olmayan yaşlılıkbunamasıdır. Bunamaların %40-%60'ını oluşturur.

* , bunama: Beyin damarlarındaki kireçlenme ya da geçici iskemik nöbetlerle ilgili küçük enfarktüslere bağlı görülür. Bunamaların %15-%20'sini oluşturur.

* Beyin tümörleri, beyin travmaları ya da metabolik endokrin bozuklukları, enfeksiyon ve vitamin eksikliğinde ortaya çıkan bunamalar: İyileşebilen ya da kısmi düzelme gösteren bunamalar olup, bunamaların yüzde yirmisini oluşturur.

 

Özetle Demanslı Bakımı

Neler yapalbilirsiniz ?

* Hissettiğiniz tüm duyguları normal olarak kabul edin.

* Duygularınızdan sempatik bir dinleyiciye söz edin.

* Demanslı birine bakan, diğer bakım işini üstlenenlerle tanışın.

* Diğer aile üyeleri ve yakın arkadaşlarınıza karşılaştığınız sorunlardan söz edin ve yardımlarını almaya çalışın.

* Kişinin demanslı olduğu gerçeğini gizlemeyin.

* Kendi sağlınıza dikkat edin.

* Rahatlamanız için zaman ayırın. Arkadaşlarınızla ilişki içinde olun.

* Bakım işine düzenli aralıklar verin. Unutmayın ki bu tatiller sizin olduğu kadar, demanslı kişinin de yararına olacaktır. Onların, zinde ve iyi durumda olmanıza gereksinimleri vardır.

* Yapabilirseniz, zaman zaman daha uzun bir tatil düzenleyin.


Demanslı'nın kaybedileceği hissi

Demanslının bakımını üstlenen kişilerin bazıları, demansın uzun, yavaş bir yok oluşa benzediğini söylerler. Önceden tanıdığınız kişiyi yavaş yavaş kaybediyor hissine kapılırsınız. Demanslının uzun süreli bir bakım için bir hastane veya bakımevine, yurduna yatırılması durumunda, bu, daha çok söz konusudur. Hastane bakımının çok gerekli olduğu durumlarda bile demanslıya bakan kişilerden bazıları, görevlerinin çoğunu devrettiğinde, suçluluk hissine kapılır. Büyük olasılıkla bu duygudan kaçış yoktur. Zamanı gelince en iyi kararın bu olduğu anlaşılacaktır. Demanslıyı hastaneye yerleşmiş ve ziyaretlerinizden memnun görmek, size büyük rahatlık olacaktır. Demanslıyı bir yürüyüş için, araba gezintisi veya evde bir gün geçirmek için almak hala olasıdır. Kişisel bakımlarına da yardımcı olabilirsiniz.

Demanslı kişi öldüğünde, demans hastalığının neden olduğu "yavaş yavaş ölüm, kayıp, mahrumiyet"ten dolayı hem acıları sona erdiği için rahatlama, hem de yakının kaybından dolayı üzüntü duygusu bir arada hissedilir. Bunu kabul etme, her kayıpta olduğu gibi zaman alır. Başlangıçta demanslının sizdeki hatıraları hastalık yıllarına ait olanlardır. Zaman içinde o anıları, hastalık öncesine gitmiş gibi hatırlamaya başlarız ve bu tesellidir. Stres ve sinirlilik hali sizle bir süre daha kalır.

Aile ve yakın dostlarınızın yardımını takdir etme zamanıdır artık, Bu süre boyunca diğer bakıcılarla ilişkiyi sürdürmek, duygularınızla uzlaşmanıza ve kendi yaşamanıza tekrar yeniden başlamanıza yardımcı olacaktır.

 

 

Demans'lı bakımı paylaşılmalıdır

Demanslı birine bakma işi, geceli gündüzlü bir iştir. Bakıma devam edebilmenizi sağlayan güç ve yetenekleriniz, sonsuz ve sınırsız değildir. Hiç kimse tüm vaktini veremez, bakımın tamamını sağlayamaz.

1-) Eğer mümkünse ailenin diğer fertleriyle bu işi paylaşmaya çalışın.

2-) Bakım işini üstlenmenin ortaya çıkardığı sorunları çözmenin en iyi yolu bir aile toplantısıdır. Bu toplantıya yakın bir arkadaşınız, halk sağlığı hemşiresi ya da hastanızın doktoru, çözüme yardımcı olmak için katılabilir. Hastanın günlük bakımıyla ilgisi olmayan diğer akrabalarınız, sizden beklenenleri ve hastalığın tabiatını anlamayabilirler.

3-) Bazen, hastanızdan ve sorunlarınızdan söz ettiğiniz arkadaşlar ve komşular düşündüğünüzden daha çok yardımcı olmaya istekli olacaklardır. Yardım gereksiniminizin diğerleri tarafından fark edilmesini beklemeden, yardımı isteyin. İşe yarama ve yardım etme duygusu insanları mutlu eder.

4-) Alışverişte, ev işinde ve demanslıya bakımda olabilecek düzenli bir yardım, iş yükünü eşit parçalara yayabilecektir. Bu, kendiniz için biraz vakit ayırmanızı mümkün kılar. Demanslı da böylece farklı arkadaşlar edinir.

5-) Bulunduğunuz bölgede demanslı hastanın bakım, tedavisi ve desteğinde yardımcı olacak kurum, kuruluş ve kişileri belirleyin. Hem siz, hem demanslı için bu tür hizmetlerin tam kullanımı çok önemlidir.

6-) Daha başka ne tür ilave desteklerin (evde yardım, günlük bakım vs) verilip verilmediği, veriliyorsa zamanı hakkında bilgi sahibi olmak faydalıdır.

7-)Bakım işini üstlenenlerin çoğu için, zaman gelir demanslıya evde bakmak olanaksızlasın Bir ev veya hastaneye kabul gerekebilir. Bu, bakım işini diğerleriyle paylaşmayı seçmek anlamına gelir, fakat hala bu işte önemli role sahipsinizdir. Bu noktaya ulaşıldığında, karar vermek zor olabilir. Başka biri ile tartışıldığında, karar verme işi daha kolay hale gelecektir. Bu, ailenin başka bir üyesi, doktorunuz, bir psikiyatrist veya hemşire olabilir.

 

 

 

Ana sayfa | İletişim| Yasal Hatırlatmalar
Nikfer Yaşlı Bakım ve Huzurevi Yap.Yaşatma derneği ve Nikfer Yardım Severler Dayanışma e.V. ortak girişimidir